25 Mart 2008 Salı
İnsan Hayallerinde Mutludur
Hayal etmek insanların sığınaklarıdır. Ne zaman birşeyi kendilerinde eksik görürlerse o zaman hayal etmeye başlarlar. Misal insanların hayalini yaşamayı en çok sevdiği şey mutluluktur. Bunu gerçek dünyada sağlayamayız. Çünkü mutlu olmanın bizim elimizde olmayan birşey olduğunu düşünürüz. Çabalarız belki mutlu olmak için ama birgün birşey olur yaptıklarımız boşa gider. İşte o zaman mutluluğun yerini hayalkırıklıkları alır. Bizlerde ahlanırız vahlanırız. Hiçbir zaman mutlu olamayacağımızı düşünürüz. Halbuki hiç aklımıza gelmez bir umut uğruna ettiğimiz hayaller. Karamsarlık kaplar içimizi. Soğuruz herşeyden... Ama sonra nolur gene içimizde bir umut tohumu belirir. Gene biz belkilerle sularız o tohumu. Ona birşeycik olmasın diye hayallerimizde yetiştiririz. Çünkü hayallerimizde ona hiçbirşeycik olmaz. Bir zarar gelmez... Misal hep neden keşke küçük olsaydım, o zamanlar hiç derdim ve sorumluluğum yoktu hep mutluydum deriz. Sebebi çok açık. İçinde büyüdüğümüz o hayal dünyası. Küçükken bize herşey yabancı gelir. Ne de olsa bu dünyaya yeni gelmişizdir ve neyin ne amaçla varolduğunu bilmeyiz. Kimi zaman bir çay kaşığı bize göre kocaman bir uçaktan farksız gelmez. Bazen gazoz kapağıyla oynamak o kadar çok zevk verir ki size neden bunu da olimpiyatlara sokmuyorlar dedirtebilir. O zamanlar hayallerimizde bir ejderha da olabilirdik, bir baba da. Mutlu olmak için neye ihtiyaç duyuyorsak kolayca onu olabiliyorduk. Ama şimdi öyle mi? Hayal etmek sanki bedenimizden sökülmüş gibi. Aman bi evim olsun diye ömrünün en güzel günlerini gece gündüz çalışarak geçirenler var. Halbuki al eline bi kağıt kalem bi ev çiz. Bunu çizmek için yeteneğe değil hayalgücü lazım. Bir işim olsun diye türlü türlü zorluklara girmeler falan. Össler... Mülakatlar... Stresler... Zorunluklar... Hep bir sıkıntılı süreç. Birşeyleri yapamama kaygısı. Halbuki böyle birşeye hiç gerek yok. Sonuçta bütün bunlar mutlu olmak için değil midir? İstediğin bir iş mi? Kendi işini kendin yarat. İstediğin okumak mı? Kitaplar var, internet var. İstediğin mutlu bir hayat mı? Yapacağın tekşey hayal etmek! Birde şöyle bir durum var. Eski insanlar tahminimce daha çok hayal edermiş. Sonuçta hiçbirşeyi bilmiyorlar. Bilecekleri onca şey varki şu dünyada. Onlarda elde birşey olmadığı için hep hayal etmişler. Neden varolduklarını sorguladıklarında inanmaları gereken birşeyin olduğunu hayal etmişler. Biri bir başka tanrı yaratıp ona inanırken biri bir başkasını yaratıp varlığına inanmış. Ülkeleri çoraklıktan ölürken hep yemyeşil yerleri hayal etmişler. Yaşadıkları dünyada öyle bir yerin olacağını ve orayı bulup mutlu olacaklarını hayal etmişler. Geçmişte böyle çok örnek var. Ama şimdilerde hayaller o kadar azaldı ki. Ben bunun nedeni olarak artık herşeye hakim olduğumuzu düşünmemiz olarak görüyorum. Hayal ettiğimiz herşeye ulaştık gibi. Sadece birkaç şey kaldı. Zamanda yolculuk yapabilmek, ölümsüz olmak falan. Bunlarında gerçekleşeceğini kimse söyleyemez. Ama şayet bunlar olursa da herşeyin çivisi çıkar gibi. Zaten ondan sonra da yaşamak için bir sebebimiz kalmaz ve büyük bir ihtimalle kıyamet de kopar...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder