18 Ocak 2008 Cuma

Peri

Yunan mitolojisinde periler Zeus'un kızları olarak belirtilmiş. Bir tanrı' nın kızı olabilmek çok ayrıcalıklı birşeydir. Hele ki bu tanrı Zeussa durum daha da farklı bir boyut alıyor. Onlara verilen ilham verme yeteneği insanların en muhtaç olduğu gereksinim. Çünkü hiçbir insanoğlu ihtiyaç duyduğunda ilham getiremez. İnsana ilhamı kendi gelir ve kendi gider. Önemli olan bunu farkedebilmek ve bundan faydalanmaktır. İlham perileride bunun için vardır işte. İnsana duygularını dışarıya rahat ve tam bir şekilde aktarabilmesi için yardımcı olur. Ama işte tek bir sorun vardır. Kendileri istediğinde gelir. İnsanların ilhama ihtiyaç duyduğu anı beklemez. O an gözüne kesitirirse birisini ona yardımcı olur. O yönden pek bir şımarıktır aslında periler. E ne de olsa Zeus'un kızları.... Bizlere ihtiyaçları yok, bizim onlara ihtiyacımız var.
Bir zamanlar bana bir ilham perisi uğramıştı. Onu hiç unutamıyorum. Bedenim donup kalmıştı. Gözlerim ondan başka biryere bakamıyordu. Beni dinlemiyordu gözlerim, ben başka yöne bakmasını ısrar ettikçe o daha da inatlaşıyor hep ilham perisine bakıyordu. Ellerim titriyordu. Hemde nasıl... Zangır, zangır.... İçimde öyle bir şey doğmuştu ki, öyle bir ümit gelmişti ki ben bunu resmetmeliyim demiştim. Bunu unutmamalıydım. Hayatıma böyle bir güzellik girmişken onu hayatımdan çıkarmamlıydım. Çünkü biliyordum o bir ilham perisi ve canı isteyince gidecek. Resmettim onu. Gördüğüm herşeyi, en ince ayrıntısına kadar. O resim benim hayatımda çizebildiğim en güzel resimdi. Daha doğrusu resim diyebileceğim bir resimdi...

Hiç yorum yok: